20 Ekim 2010 Çarşamba

Bu hikayeye başlık maşlık bulamadım sadece paylaşmak istedim...

Size bir hikaye anlatıyım ;

Up uzun yıllar önce küçük bir kız varmış ;

bu kızcağız yeni bir hayata başlamış küçükken yaptığı hataları yüzünden kaderi birden bire değişmiş bu yüzden yeni hayatına küskün başlamış.Hayat kimseye acımadığı gibi onada acımamış bu yükün altında eziyiyormuş ama polyana gibi gülümsemeye çalışıyormuş yeni bir sayfa açtım her şey çok güzel olucak sabret sadece diyip duruyormuş kendine... 

Bir gün ölece erkenden çıkmış ilk gördüğü otobüse binmiş ama bir telaş içinde ilk boş koltuğa oturmuş çantasını kucağına almış karıştırmışta karıştırmış bir şeyler arayıp duruyormuş sonra saçını toplamaya başlamış hiç etafla ilgilenmiyor kendisiyle uğraşıp duruyormuş sonra bir anda fark etmiş yanında biri oturuyormuş hani böle hisseder ya insan birinin ona baktığını buda hissetmiş resmen yanındaki bunu izliyormus çantasını kapatmış sakince yaslanmış koltuğa bakmış hala izliyor buda birden dönmüş ve ölece kala kalmış....

Çocuk buna bakıyor bu çocuğa bakıyor nerdeyse 15 20 dk bakışmışlar  ama konuşmuyorlar sadece gözlerinin içinde kayboluyorlar birbirlerine ölece bakıyorlar çantasıyla okada oyalanmışki çocuğu daha önce fark etmedi diye kendine kızmış.. Bir anda çocuk hareketlenmiş ama hala kıza bakıyo kızda onu takip ediyor gözleriyle hani filimlerde ell ele tutuşur ya esas oğlanla esas kız ama ayrılmak zorndalrdır hani işle gözleride ölece tutşmuş am ayrılmaları gerkiyormuş çocuk inmiş ama hala bakıyor.. Kızın gözünden yaşlar boşalmışş şöför kapıyı açmış git demiş kızz deli gibi koşuyor indiği yerde çocuğu arıyormuş ama yok kimse yok. Kimseye soramazda sadece gözlerini ve yüzünü gördü kız ne dicekk 2 saat boyunca oralarda dolanmış durmuş kız ama çocuk yok ağlıya ağlıya gitmiş kedisine kızıp durmuş o cesaret edip konuşamadı neden sen merhabayı esirgedin ondan diye eve gitmiş bir harab halde.. Hemen uyumak istiyormuş belki rüyyasında görürdü çocuğu başına yastığa koyar koymaz uykuya dalmış ve sabahaka dar çocuğu görmüş ama bir türlü kavuşamıyormuş uyandığında kalbinde buruk bir acı desen diğil mutluluk desen diğil tuhaf tarif edilemez bir duygu varmış hemen hazırlanmış en güzzel kıyafetlerini giymiş bir özenle gitmiş işine ve akşam olması için sabırsızlanıyormuş akşam olmuş erkenden çıkmış aynı otobüse binimiş ama çocuğun indiği saatten 1saat önce gitmiş o yere başlamış beklemeye belki gelir diye ama saatler geçmiş gitmiş hiç durmadan zaman akıp gidiyormuş ... Ama ne gelen varmış nede giden her gördüğü otobüse bakıyormuş belki farklı otbüstür diye ama yok hiç biri o diğilmiş gözleri yaşlı yaşlı istemiye istemiye binmiş ilk gelen otobüse ve evine gitmiş ve direk yatmış bu böyle 10 gün sürmüş kız her akşam çocuğun indiği yere gidiyor orda ebkliyor saatlerce oralarda dolanıyor gelen giden olmayınca evine gözü yaşlı geri dönüyor hemen yatıyor rüyyasında çocuğu görüyor ama o rüyyalarda hiç çocuğa ulaşamıyor... Her geçen gün ümidi daha da kırılıyor taki bir parça ümidi kalmayıncaya kadar bu olay böle devam ediyor...

Soğuk bir kış akşamı kız günlerdir yaşadığı bu olaya anlam veremyor kendini harabbetiği için en yakın dostu kızıyor belki bir gün görürsün diyor ama harabbetme kendini bukadar yeter diyor kızda hak veriyor ama korktuğu şey her geçen gün hayallerinde kalan çocuğun yüzünün bir parçasıda kayboluyor bir kaç ay sonra haytırlayamiycağını biliyor ve üzüntüyle uykuya dalıyor belki görürüm diye ...

Sabah oluyor kız kalbinin çok hızlı atmasından dolayı uyanıyor ve  bukadar güzel bir rüyya gödüğü için tanrıya teşekkürediyor.;
Rüyya şöyledir; aynı yer aynı zaman aynı çocuk bu sefer hiç bir kusur yok çocukla bakşıyorlar elini uzatıyor merhaba diyor çocukta gülerek karşılık veriyor merhaba diyor ve birlikte iniyorlar çok güzel vakit geçiyor kız ve çok mutlu harika bir rüyya onun için bu gün her günkinden daha bir özen gösteriyor kendine gözleri ışıl ışıl parlıyor ve bir farklılık olduğu her ürlü farkediliyor.Kızın tek sölediği şey ise kesin bugün onu bulucam kesin bu gördüğüm rüyya tanrının bir işareti sonunda dualarımı duydu bulucam onu kesinn diyerek otobüsüne bini işine doğru gidiyor...

Her yere gülücük saçıyor çok mutlu üsküdara gelince iniyor ozamanlar sabah erkenden gazete dağıtırlarmış biri eline tutuşturuyo kızcağızda gülücüklerle teşekküredpi iyi günler diledikten sonra gazeteyi kolunun altına alıyor ve yoluna devam ediyor, bir an gazeteye bakmak geliyor gazeteyi bir açıyor oda ne otobüsteki o çocuk tam boy resmi ilk inanamıyor tekrar bakıyor evet bu o allahım inanamıyoum evet buldum onu diyor peki gazetede işine diye söleniyor ve haberin başlığına bakıyor ’’Genç üniversiteli altın vuruşla ölüme gitti ‘‘ olduğu yere yığılıyor dizlerinin üstüne ölecek düşüyor başlıyor gözünden yaşlar dökülüyor ölece kala kalıyor içinde salak bir mutluluk birdaha görmiyceği çocuğun ismini biliyordu artık fakat ne işe yarardı birdaha onu asla göremeyecekti sonuçta ölmüştü nasıl yapmıştı böle birşeyi anlam veremiyordu eden diye bildi sadece belki saatlerce öle kalmıştı etrafında bir ton insan bir şeyler diyorlar fakat bu duymuyor ve konuşamıyor sonra birden yerinden kalkıyor iyim diyor ve yoluna gidiyor...

Kız o gün hiç konuşmamış ve hiç bir şey yapmamış ölece oturmuş... Uzun bir süre kendine gelememiş böle bir olayı atlatmak zor olmuş yeni bir sayfa açmıştı kendine ama  olaylar öle gelişmedi işte hayat bu sefer çok acımasız davranmıştı her zamankinden daha da acımazız... O daha yeni yeni olgunlaşmaya başalyan bir genç kızdı geleceğe dair umutlarıu vardı her şeyin yona giriceğine inanıyordu ama öle olmadı....

Bu hikayeyi kimse bilmez o gün kız bu hikayeyide cocuğu gömdüğü gibi gömdü kalbinin en derinliklerine çocuktan geri kalan ise akşamları  hüzünle birlikte gelen gözyaşlarından başka bir şey diğilmiş ....

Up

3 yorum:

  1. sabah sabah hüzünlendirdin beni..:(

    YanıtlaSil
  2. Birde beni düşün yazarken gözyaşalrıma hakim olamadım:(

    YanıtlaSil
  3. Ouv, içime on öküz oturdu resmen. =/ Çok etkilendim..

    YanıtlaSil