19 Ekim 2010 Salı

Sonbahar geldi ... Hissettiriyor artık..

    Hepimizin hayatında bir şeyler yoluna giriyor okuyorum kiminin istedikleri oluyor kiminin duyguları karşılık görüyor fakat hepinizn nerden baksan bir buruk yanı var mesela ben;

Aslında mutluyum gerçekten yüzüm gülüyor ama monaliza misali bir halim var hani uzaktan bakınca gülüyor dikkat edince fark ediyorsun yüzünün bir tarafı ağlıyor öle bir mod benimkisi anlamadım her seferinde mutlaka bir şeyler eksik çok mu melankoliğim alamıyorum. Bu aralar her şey okadar iyiki aslında işler yoğun güzel yeni yeni insnlarla tanıştım kardeşim hiç olmadıpı kadar mutlu ,mommy aram iyi eski dostlarımla görüşmeye başaldık falan ulan daha ne anlamıyorum ne eksik '' Aşk '' ne olucak zaten dün böle tuhaf bir haldeyim bloglara bakıyorum falan  Serüvenci'nin (Ulen Hayat, Bizden Çaldıklarını Nerene Sokacaksın Merak Ediyorum... ) adlı bloğunu  okudum o neydi be kardeşim gene film gibi bir yazı içim parçalandı bir kadının öyküsü  acıdım diyemem kadına içim parçalandı seçimlerimizle kadeimizi biz belirliyoruz hayatımızı biz seçiyoruz o da nerden bilebilirdiki sonunun böle olucağını...

*** Serüveci yazdıkların beni benden alıyor kimi zaman karnıma ağrılar giriyor kimi zaman oturup ağlıyasım geliyor ***


Bunlar yetmezmiş gibi birde öyle bir geçer zamankiyi izledim bunlarım üstüne cila oldu ayy afakanlar bastı böle daraldım odama  gittim hıçkıra hıçkıra ağladım regl olmicam ne bu anlamadımm dolunay döneminemi girdim nee offf anlıcağınız böle işte a dostlarr  :( ama farkettimde herkezin üstünde var böle bir hava sonbahardanmıdır nedir.


 Ben korkmuyroum yapraklarımın dökülmesinden biliyorum yenisi çıkacak fakat üşümekten korkuyorum.....

5 yorum:

  1. Öncelikle yorumun için teşekkür ederim. Yaşadığımız bu aşk kıskacının acıyla yoğrulması, karın ağrısı gibi bir hüznüde getiriyor malesef beraberinde. Hayatım boyunca hep düşündüğüm bir şey... Bu kadar hüzün bulaşığı bir hayat neden benim penceremin önünde srekli. Yıllar geçtikçe farkettim aslında dışarıdaki tüm pencerelerin önünde bu hüzünlerin asılı kaldığını. Herkes kendi penceresinin arkasından bu hüznü ve kederi görmeye mahkum edilerek bakıyordu hayata. Tek fark renkleri ve şekilleri. Hepimiz bir masalın yenilen ve yeniden ayağa kalkıp öteki acılara yelken açan kahramanlarıydık. O hep tüm acılardan izole olduğunu sandığımız şanslı insanların bile içinde bir yerlerde bir şeylerin buruk olduğunu gördük. Bu Ademle Havvadan kalan ve kıyamete kadar üzerimizde bir gölge gibi dolanacak olan sinsi bir lanet sanki. Dünyalarımız küçüldükçe, lanet daha da büyüyor, farkındasın değil mi?

    YanıtlaSil
  2. Evet farkındayım sanki gittikçe dipsizleşiyor içinde bulunduğum kuyu git gide kararaıyor ne yapıcağımı bile bilemiyorum :(

    YanıtlaSil
  3. Farklı olduğumuzu düşnsekte aslında hepimiz aynıyız sağol serüvenci arada düşünüyorumda seni kendime okadar benzetiyorum ki :)

    YanıtlaSil
  4. Evet haklısın, kesinlikle yaşanmışlıklarımızı ve olaylara bakışımızı yan yana koyduğumuzda sanki aynı kaynaktan çıkmış gibi duruyor. Aynı pencereden dışarıya bakıyor gibiyiz.

    YanıtlaSil
  5. Evet aynı pencereden bakıyoruz hayata...

    YanıtlaSil